Gezilecek Yerler

Fethiye-kaya-mezarları – Likya Kaya Mezarları

Şehir içinde Likya döneminden kalma M.Ö.4.YY. eserleri, şehrin simgesi haline gelen doğal kayaya oyulmuş mezarlardır. Çok sayıda düzgün basamaklarla mezarların en güzel ve en görkemlisi olan Amintas’a ulaşılır. İon stilinde ve tapınak türündedir. Soldaki sütunun orta kısmında, M.Ö.4.YY. alfabesi ile ”Herpamias oğlu Amintas” yazılıdır. Bu kişinin kimliği tam olarak bilinmemektedir.

Lahit Mezarlar

PTT yanındaki Likya dönemine ait, denizin içinden yükselen lahit mezarın, iki katlı ön yüzünde dörtgen, ahşap kirişleri andıran oymalar ve gotik stili kemerli bir kapağı bulunmaktadır. Kapağın her iki yanı savaşları resmeden fresklerle bezenmiştir.

Fethiye Kalesi

Kentin güneyinde yükselen kalenin, Aziz John’un şövalyelerine ait olduğu sanılmaktadır. Duvarlara oyulmuş birkaç yazı, tarihi belirsiz bir sarnıç dışında, tepenin doğu yüzünde küçük ve basit iki kaya mezarı bulunmaktadır.

Fethiye Müzesi

Helenistik dönemden Bizans dönemine kadar Likya bölgesine ait birçok arkeolojik eserin sergilendiği bir müzedir. Ayrıca etnografya seksiyonu da bulunmaktadır.

Telmessos Antik Tiyatrosu

1993 yılında Fethiye Müze Müdürlüğü Başkanlığında yapılan sondaj kazılarında erezyonla dolmuş olan 3-4 metrelik toprak tabakası altında tiyatronun oturma sıraları bulunmuştur. Mahalli kaynaklardan temin edilen maddi yardımlarla 1995 yılına kadar sürdürülen çalışmalar sonucu tiyatrodan kalabilen tüm kalıntılar bugün gün ışığına çıkartılmıştır. Erken Roma döneminde inşaa edilen, M.S.2.Yüzyılda onarım geçiren tiyatronun 5 bin kişi kapasiteli olduğu ve Bizans döneminde arena olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Antik tiyatro şimdiki haliyle 1500 kişinin kullanımına cevap vermektedir.

Gemiler Adası

Gemiler Koyu’ndan teknelerle ulaşılan ada üzerinde M.S. 5 -11. yy.lar arası yapılmış Bizans dönemine ait kilise, şapel sivil yapı kalıntıları bulunmaktadır. Hıristiyanlığın ilk yayılma merkezlerinden biri olması nedeni ile önem taşımaktadır. St. Nicolas olarak da bilinen ada, Mavi Tur teknelerinin uğrak yeridir.

Araxa Antik Kenti

Fethiye’ye 40 km. uzaklıkta Antik Xanthos Çayının çıktığı yerde kurulmuştur. Ören Köyü sınırları içerisinde kalan kentten günümüze sur kalıntıları, hamam ve Bizans dönemine ait su yolu kalmış.

Tlos Antik Kenti

Fethiye’ye 45 km. uzaklıktadır. Likya Federe Birliğinin 6 büyük kentinden biri ve birliğin ”spor merkezi” dir. Uçan kanatlı atı Pegasus ile ünlenen Mitolojik kahraman Bellaforonte’nin yaşadığı kent olarak bilinir. Likya bölgesindeki en eski kent olduğu ve kuruluşunun İ.Ö. 2000′lerden önceye dayandığı arkeoloji kazıları ile tespit edilmiştir. Kent akropolünün doğal kayası üzerinde oluşturulan mezarlığı, Likya’nın en güzel ev tipi mezarları ile süslenmiştir. Nekropoldeki İ.Ö. yy.a tarihlenen kral tipi mezarın ise Bellaforonte’ye adandığı bilinir.

Letoon Antik Kenti

Fethiye’ye 55 km. uzaklıkta, Likya Federe Birliğinin dinsel merkezidir. Tanrıça Leto,Tanrıça Artemis ve Tanrıça Apollon’a adanmış 3 tapınağı ile ünlüdür. Arkeoloji kazıları 1962 yılından bu yana sürdürülen Letoon’da bölgenin erken Hıristiyanlık dönemine ilişkin kiliseleri de ortaya çıkartılmıştır.

Kayaköy

Kuruluşu kesin olarak bilinmeyen ve antik Karmillassos’un üzerinde 14. yy. dan başlayarak kurulmuş bir Rum yerleşimidir. Eski adı Levissi’dir. 1922 yılında Türk ve Yunan hükümetleri arasında imzalanan bir “nüfus değişimi” anlaşması uyarınca, Kaya köyün Rum ahalisi ile Batı Trakya’da yaşayan Türk ahali karşılıklı olarak yer değiştirmiştir. Burada 3000 bina, 5 doktor, 3 eczacı, 1 okul, 2 kilise ve 10′dan fazla manastır vardı. Bu köyün kuruluşu (Yunanlıların buraya yerleşmesi) 15. yüzyıla kadar uzanır. Köyün merkezindeki küçük kilise 1888′de yapılmıştır. Tepedeki büyük kilisenin ise küçük kiliseden daha önce yapıldığı söylenir. Ölüdeniz yolunda, Hisarönü’nden sadece 5 dakika uzaklıktadır. Fethiye’ye sadece 15 km’dir.

Kelebekler Vadisi

Ölüdeniz’den 5-7 km. uzaklıkta, etrafı ortalama 350 m. yükseklikte dağlarla çevrili bu ilginç kanyon, adını Temmuz-Eylül ayları arasında görülen ‘Jarsey Tiger’ adlı kelebeklerden almıştır. 1995′de 1. derecede doğal SİT ilan edilerek  yapılaşmaya kapatılan kayalık ve çamlık vadide, tırmanıştan sonra milyarlarca kelebeğin her yeri bir şal gibi örttüğünü görebilirsiniz.

Kumsalda konaklama tesisi bulunmuyor. Yaz kış akan küçük şelale, geniş kumsal, tertemiz deniz, pırıl pırıl çakıl taşları ve çevreyi süsleyen pembe zakkum çiçekleri ile küçük bir yeryüzü cenneti olan koya ulaşım, Ölüdeniz’den teknelerle sağlanıyor. Çadırlı kamp alanı, restoran, bar, ruf, duş, kabin vb. olanaklar sunulan vadinin içinde iki patika var. Biri şelalelere, diğeri Faralya köyüne çıkıyor. Kelebekler vadisi kumsalında konaklama tesisi yok.

Saklıkent

Fethiye’ye 50 km. mesafede, Muğla ‘ Antalya il sınırını teşkil eden Karaçay Deresi kenarında, uzunluğu 18 km., yüksekliği yer yer 600 m’yi bulan muhteşem bir kanyon içine gizlenmiş eşsiz bir doğa harikasıdır. Dimdik sarp kayalıkları, çınar ağaçları, pırıl pırıl akan coşkulu kaynak suları ile doğa tutkunları için dağcılık, yürüyüş, yüzme olanakları sunmaktadır.

 

Yakapark

İnsan emeği ve yaratıcılığı ile doğanın engin zenginliğinin birlikte oluşturduğu, su sesi ve kuş sesinin gizeminde unutulmaz anların yaşanacağı bu eşsiz dinlenme yerine Yaka köyünden 2 km’lik bir yolla ulaşmak mümkündür.

Hisarönü- Ovacık

Ölüdeniz beldesinde bulunan bu iki tipik Türk köyü, son yıllarda turizm potansiyellerini yoğun konaklama, alışveriş ve eğlence merkezi haline dönüştürebilmişlerdir. Ölüdeniz, Babadağ, Kaya köyü gibi çekim alanlarına da yakındır.

Tlos

Fethiye’ye 40 km. uzaklıktaki Tlos antik kentine Fethiye-Antalya yolu üzerinde 22 km sonra Kemer Bucağı’na sapıp, şehir içinden sağa dönerek (Çatallar Köyü yolu) 13 km’lik bir yolla ulaşılıyor.  Önünde Osmanlı yapısı bir kalenin gizlediği kentin akropolü dik bir tepenin üzerinde bulunuyor. Kaleye çıkarken yamaçtaki kayalıklara oyulmuş tapınak mezarlar var.

Cadianda

Likçe adı Cadavanti olan Cadianda, Fethiye’ye 20 km uzaklıktaki Yeşil Üzümlü bucağı yakınında yer almaktadır. Tarihi MÖ 5.yy a kadar uzanan kentin Roma İmparatorluğu döneminde çok canlı ve zengin bir yerleşim yeri olduğu bilinmektedir. Denizden 600 mt yükseklikte, çevresi muntazam olmayan taşlarla örülmüş bir surla çevrili kentin kuzey girişinde 4 adet Likya tipi mezar bulunmaktadır.

Kentin merkezinde, batıdan doğuya doğru uzanan yaklaşık 9 metre eninde 900 metre uzunluğundaki geniş alanda yer alan kalıntıların şehir stadyumuna ait olduğu sanılmaktadır. Zira kazılarda ele geçen birçok yazıtta, Candianda’da düzenlenen atletizm şenliklerinden bahsedilmektedir. Stadyum çevresinde bulunan, başarılı atletlere ait oldukları sanılan heykel altlıkları da bu fikri doğrulamaktadır.

Xanthos

Kalkan-Fethiye karayolunun 17. km’sinde Kınık içinden ve Eşen çayının kenarından sağa çıkan 500 m’lik yolla Xanthos ören yerine varılıyor. Lykia saray kalıntıları bulunan Xanthos’ta, yolun sağ tarafında ve Lykia akropolünün karşısında bir de Roma Akropolü var. Roma akropolünde bir Bizans bazilikası, kaya mezarı ve Pillar anıtı ile aslanlı mezar kalıntıları görülebilir. Aslanlı mezarın kabartmaları taşınmış, yalnız kaidesi kalmış.

Arsada

Arsada, Xanthos vadisinin gerisinde ve hayli yüksekte, eski Mt.Massicytus, şimdiki adıyla Akdağ yamacındaki yüksek bir düzlükte kuruludur. Yaklaşık 900 metre yüksekliktedir ve yolu yoktur. Kayadibi köyünden uzun ve dik bir patika ile ulaşılan Arsa köyünün yakınındadır. Köyün hemen batısında uzun alçak bir tepe bulunmaktadır. Kente ait yapılardan günümüze ulaşan yapı yoktur ancak köyün içinde ve çevresinde bir çok Likya mezarı bulunmaktadır. Çoğu Gotik lahit mezar tipindedir.

Pınara

Fethiye-Kaş karayolundan Minare Köyü’ne giden yoldan ulaşılıyor. Güvercin yuvası biçiminde yuvarlak bir tepenin yamacına kazılmış sayısız mezarın görüntüsü gerçekten heyecan verici. Kalp biçimli hazırlanmış sütunların çevrelediği ve Tanrıça Afrodit’e adanmış kalp planlı bir tapınak belki de Pınara’yı görülmeye değer kılan en ilginç yapı

Afkule

Kayaköy’den ölü denize giderken ,denizden 400 metre yükseklikte, denize uçurumla inen bir tepede bir manastır kalıntısı. Ayios Elefterios adlı bir keşiş tarafından 10 metrelik bir alanda kayaya oyularak yapıldığı ve ömür boyu çile çektiği rivayet olunan manastır köylüler arasında Afkule olarak biliniyor. İblis Burnu, Kurdoğlu burnu, hava uygunsa uzaklarda Rodos Adası bile görülebiliyor.

Oniki Adalar

Birbirinden güzel sayısız koylarla süslü Kapıdağı Yarımadası ve adalardan oluşan bölgeye, Fethiye ve Göcek’ten düzenlenen günübirlik turlarla da ulaşılabiliyor. Yassıca Adalar, Hamam Koyu, Kurşunlu Koyu, Yavansu, Bedri Rahmi Koyu, Tersane Adası, Göbün Koyu, Boynuzbükü, Göcek Adası, Domuz Adası, Zeytin Adası, Kızıl Ada yörede ’12 Adalar’ olarak da anılıyor. Oniki Adalar’a düzenlenen turlar genellikle beş duraktan oluşur:

Gobun Koyu yada Mağaralı Koyu, Cleopatra Hamamı, Tersane Adası, Yassı Ada,  Kızıl Ada ya da Samanlık Koyu ve Gobun Koyu.

Gobun Koyu, Fethiye körfezindedir ve sakin kristal sularıyla, 7-10 m derinliğindedir. Mağaralı Koy ise görenleri büyüleyen sakin denizi ve saf sularıyla ilgi çekici bir yerdir.  Kıyıda, kayaların içinde bir mağara vardır ve mağaraya giden yolda bir merdiven vardır, ilginç olan her ikisinin de doğal olmasıdır. Dolayısıyla, koy adını bu mağaralardan almaktadır.

Cleopatra Hamamı, (aslında Cleopatra Hamamının bulunduğu koy), çok sayıda çam ağacıyla dolu büyük bir koydur ve koyu maviden kıyıya yaklaştıkça açık maviye giden bir denizi vardır. Güneyde, koyun batı kısmında, Fethiye’deki depremler yüzünden yıkılan bazı tarihi eserler vardır.

Mite göre, Cleopatra’nın Anadolu kıyılarını ziyaretlerinden birinde, yakın arkadaşları ona hediye olarak bir hamam inşa etmeye karar verirler. Çünkü koyun bu kısmında bir sıcak su kaynağı bulurlar. İçerdiği kalsiyum, magnezyum gibi mineral ve elementlerle buradaki su cilt için çok iyidir.

Bazıları Cleopatra’nın güzelliğinin ardındaki sırrın bu su olduğunu söylerler, şayet bu doğru olabilir. Buradaki su koyun kuzeyinde görülen dağın ardında şu anda kurumuş olan bir krater gölünden gelir. Bu gün bile, sabah erkenden rüzgarlar başlamadan önce harabelerin olduğu yerde denizin dibindeki  kumların hareket ettiği görülür. Bu kraterden gelen az miktarda sıcak su olduğu anlamına gelir.

Sığ suları bulunan Tersane Adasında, Osmanlı İmparatorluğu döneminde barış içerisinde yaşamış Yunanlılara ait kalıntılar vardır. Bu koy burada yaşayan yerli halk tarafından gemi inşa etmek için kullanılmıştır.

Yassı Adalar, Göçek kasabasının tam karşısında yer alan bir birine çok yakın bir grup adadır. Özelliği bu adalar grubunun en büyüğünün kumlu bölümünde, adanın tam ortasında yer alan tuzlu göldür.